26 Mayıs 2017 Cuma

Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şuleciğim, zaten uzun okuyamayacaksın bari en baştan gözünü korkutma, ince kitaplarla başla.Öyle de yaptım, 180 sayfalık bir maceraya atıldım.Gerçi bu kitap 180 değil 380 sayfa da olsa okuturdu kendini, orası apayrı bir konu.

gölün dibindeki ev ile ilgili görsel sonucu

Kitap Josh Malerman'a ait.Hatırlarsınız, bir buçuk yıl önce falandı, Kafes kitabıyla patlamıştı adam.Ben o kitabı okumuş ve gereken yerlerde heyecanlanmıştım ama benim için tam puanlık bir kitap değildi.Bu kitaba hem ince olduğundan hem de tanıtımı ilgimi çektiğinden başladım.
Tanıtımı iliştireyim, bir göz atın:
2015 ve 2016’da Türkiye’nin En Çok Satan Korku Gerilim Kitabı Olan Kafes’in Yazarı Josh Malerman’dan Tüyler Ürpertici, Yepyeni Bir Roman! İkisi de on yedi yaşındaydı. İkisi de korkuyordu. İkisi de evet diyordu. Mükemmel bir ilk randevuydu: üzerinde kanoyla kürek çekilen göller, sandviçler ve soğuk içecekler... Ama Amelia ve James aniden suyun altında yaşamlarını sonsuza dek değiştiren bir şey keşfettiler. İki katlı. Bir bahçeli. Ve ön kapısı da açık. Gölün dibinde bir ev. Amelia ve James için tek bir kural var: Evle ilgili soru sormak yok. Peki böylesine muhteşem bir yerin, belli bir bedelinin olmaması mümkün mü? İkili dalgaların altında parıldayan evde vakit geçirirken gerçekler de ortaya çıkmaya başlıyor: Bir Evin Boş Olması, Orada Kimse Olmadığı Anlamına Mı Geliyor? 

lake tumblr gif ile ilgili görsel sonucu

Ne diyordum? Başladım okumaya.Yazar kitaba girmek için çok beklememiş, bu güzel bir ayrıntı.İstese başlarını uzatabilirdi ama bu tehlikeli olurdu.Karakterlerin yaşı on yedi, ilk aşklarını yaşıyorlar ve çok büyülü bir şekilde.
Karakterler ilk buluşma için bir göle gidiyorlar.Onun ardında bulunan ikinci gölde yemeklerini yiyorlar ve üçüncü gölde maceraya atılıyorlar.

lake tumblr gif ile ilgili görsel sonucu

Adından belli zaten olay, pek fazla anlatmak istemiyorum.Dili akıcıydı ve şunu söyleyebilirim ki zaman zaman aklıma kafes geldi ama kötü anlamda demiyorum bunu.Yazarın belli bir üslubu varmış demek ki, izini belli ediyor.
Gel görelim o kadar da mükemmel bir kitap değildi çünkü, Allah aşkına sevgili Josh, o nasıl bir son? Tekrar tekrar okudum ama ı-ıh! Böyle son olmaz olsun.Bu bir son değildir.Alternatif sonlar üreteceğim kendime :D Çok havada kalan bir sonla karşı karşıya kalacaksınız, göze alıp okuyun.
İşte bu kadar, bir şans verin derim.
Kendinize çok iyi bakın ^_^

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Sevgili Dostlar;

Ben geldim.Yazmaya yazmaya paslanmışım ama size aktarmak istediğim birtakım şeyler var ondan geldim.

Ygs - lys maratonuna ara verdim geldim.

Blog zamanla düzene girecektir, bu süreçte beraber olacağız.
Sizi özledim.
Geldim işte, açın kapınızı, ben geldim!



- bana daima yaz, az olsa dahi daima.





30 Ocak 2017 Pazartesi

Yine Sevebilirim Hayatı *30.01.2017*

Merhabalar dostlarım ^^
Vakit buldukça haftalık paylaşım yapmaya karar verdim.Uzak kaldık, görüşemiyoruz blogla :)
Birkaç başlık altında:

Şu Sıralar Ben

1) Favori Şarkılarım:





Tuna Kiremitçi'ye bayılıyorum *-*  Mutlaka dinleyin!

2) Favori Hesaplar: 


Arda Erel! Tabi ki Arda Erel! Bununla ilgili yazı da gelecek ama bir önizleme olarak;


3) Favori Kanalım: 





Bununla ilgili de yazı gelecek :D Yine bir önizleme!

4) Favori sözüm:


Yola çıkan yoldan korkmayacak!

5) Favori Görselim:


Görüşmek üzere!

27 Ocak 2017 Cuma

İki Kız Kardeş - Edith Wharton *Yorum*

İki Kız Kardeş

Hiçbir şekilde benim tarzım olmayan bir kitabın yorumuna hoşgeldiniz! Bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazı yazacağım, kitap yorumunu karıştırmayalım :)

Kitap iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor.New York'da küçük bir dükkanları olan Bunner kardeşlerin hayatına bir adam giriyor ve o saf kalpleri ritmini şaşırıyor.

Kitap kasvetli bir ortamda başlıyor ve hep öyle devam ediyor.Yazarın betimlemeleri güçlü.İlk sayfadan başlıyor betimlemeler ve kitabı çok kolay bir şekilde hayal edebiliyoruz ama etmek ister misiniz bilemem.Hala düşündükçe içim daralıyor.

Dili ağır değildi anlaşılır.Yazar çok güzel ters köşeler yapıyor sevgili okur :)

Bu arada, kitabı gökyüzü gören bir yerde okumanızı öneriyorum, bunaldığınızda özgür hissedersiniz.

Buraya alsam mı diye geldiyseniz almanızı öneririm.




12 Ocak 2017 Perşembe

Kitap Yorum: Balodram

balodram ile ilgili görsel sonucu

Gençlik kitabı okumayı severim, o nedenle başladım kitaba.Pırıl pırıl bir kitap.Keşke beğenebilseydim ama zaman ve para kaybı olduğu kanaatindeyim.İnce bir kitap ve sevilebilir aslında, beklentisiz başlarsanız....


18 Aralık 2016 Pazar

Kitap Yorumu: Geçmişin Kırıkları

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Ve karşınızda bu sene okuduğum en iyi kitap! Seneyi on kitapla tamamlayan birini ne denli dikkate alırsınız bilemem ama bu kitaba şans vermelisiniz.

Geçmişin Kırıkları beni kendini çekmiyordu.Ters bir cümle olduğunun farkındayım ama insan bir buçuk sene kitap okumadıktan sonra okumaya dönünce nispeten ince ve albenili kitapları tercih ediyor ya da çok önerilenleri.Kitap bu özelliklerden hiçbirini taşımıyor ve onu özel yapan bu, benim gözümde.Beklentisiz başladım, beğenmezsem bırakırım dedim ve bırakmadan hatta nefes bile almadan üç saatte bitirdim.Yani alın okuyun sevgili okurlarım.Hala tereddütlüyseniz buyrun yazımın devamına :)

Konudan çok az bahsedeceğim, başlarsam kendini durduramam ve spoiler verebilirim ve bunu hiç istemiyorum.İki karakter var: Tristan ve Elizabeth.İkisinin de aileleri parçalanmış, ikisi de yaralı.Bir insanın yerini başkası doldurabilir mi sorusunun cevabını arıyoruz kitap boyunca.Ben bu soruyu kendime yaklaşık bir ay evvel sormuş ve cevap alamamıştım, yazarımız sağ olsun beni aydınlattı.Yazımın sonunda bahsedeceğim bu konudan.

Kitabı neden bu kadar sevdim biliyor musunuz? Sevgiyi ve kaybı inanılmaz bir şekilde anlattığı için.Allah kimsenin başına vermesin, iki eşini kaybetmiş insanın birbirine aşık olmasının ne kadar hassas bir konu olduğunun farkında mısınız? Üstelik önceki eşleri ruh eşleriymiş, sıradan ilişkiler değil.Peki hayal edin, hangi noktada karşınızdaki insanı o olduğu için sevmeye başlarsınız? Bunu yapabilir misiniz?

Kitap okumayı bu yüzden seviyorum.O koşulları yaşamak zorunda kalmadan bir düşünce oluşuyor kafanızda ve ister istemez empati kurar hale geliyorsunuz dünyaya karşı.

O kadar güzel, o kadar romantik bir kitaptı ki.İnanın bir sayfasında bile okuduğuma pişman olmadım hatta pazara tam da yakışır bir kitaptı.

Burada her şeyi anlatamam, mazur görün beni.Ama şunu söyleyebilirim, kitabın 350 sayfa olmasına bakmayın.Gerçek bir yolculuğa çıkarıyor sizi.İki ana karakter var ama siz ikiden fazla insanın hayatına dahil oluyorsunuz.

Ya öylesine güzel bir kitap ki.. Bir gün tekrar okuyacağım, buraya not düşmüş olacağım.

Bu kitabı seveceksiniz dostlarım, kendinize bu güzelliği yapın ve kitabı alın.Unutmayın güzel şeyleri hak ediyorsunuz :)


Eğer sevgi, bir an olsaydı işte tam bu an olurdu.




Yorum: Gölün Dibindeki Ev

Selamlar, selamlar! Bugün sabah kalktım ve artık okumaya hazırım dedim.Bir seriye başlayacaktım ama dedim ki kendi kendime ne yapıyorsun Şul...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...